Kocan Kadar Konuş: Türk işi Bridget Jones
06.04.2014 00:46

 

Burcu B. Bilgin

 

Aslında seçim geçim derken kısa zaman önce alıp aslında birkaç günde bitirdiğim bir kitabın eleştirisini bir türlü elim varıp yazamadım. Kitabın adı Kocan Kadar Konuş... Yazarı Şebnem Burcuoğlu'nun Ayşe Arman ile yaptığı röportajı yayınlanmış orada bol bol Türk kızlarının koca bulma merakını eleştirmişti. Bunun üzerine merak edip aldım.

 

Efendim kitabımıza gelince... Evlere şenlik bir ailenin-ki aile İzmirli- 3 kızından biri Efsun... Diğer iki kardeşi bildiğiniz koket, anne ve anneanne ise sürekli kızlarına ''nasıl erkek tavlanacağı, nasıl elde tutulacağı, nasıl evlenileceği'' konusunda ordinaryüs profesör seviyesinde nasihat veren bir ikili... Tablonun içerisinde anneannenin hiç evlenmemiş iki kardeşi Üresin ile Türesin, evlenme arefesindeki kuzeni ve geri planda kalan çilekeş babası da var.

 

Hollywood klişelerine göz kırparak başlıyor kitap... Aile fertlerinden oldukça farklı olan Efsun, süse püse uzak duran, okumuş yazmış, hatta işi de edebiyatla ilgili, popüler kültüre uzak, en sevdiği roman olan Kürk Mantolu Madonna'nın yazarı Sabahattin Ali ile hayali sohbetler yapan, ancak hayatı boyunca aşk hayatı kötü giden, çünkü hep yanlış erkekler seçen bir Türk kızı... Aile içinde de ''evlen evlen'' baskılarına maruz kalan Efsun, yıllar sonra gençlik aşkı Sinan ile karşılaşınca herşey tersine dönüyor.

 

-Biraz bizden, biraz Hollywood'dan... 

 

Kitap, yazarın deyimiyle ''Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısını'' tatlı tatlı eleştiriyor. Aile kadınlarının elbirliğiyle Sinan'ı nikah masasına oturtmak için Efsun'a ''aman arar aramaz açma, mesaj yazma'', ''sürekli bakımlı ol'', ''kendini ağırdan sat'', ''onun hobilerine yoğunlaş'', ''lafı evliliğe getir'' gibi tüyolar vermesi ve Efsun'un da bunları Sinan üzerinde denemesiyle ortaya eğlenceli anlar çıkıyor.

 

Alpdirek isimli kuaförün salonunda yaşananlar ile Efsun, kardeşleri ve kuzenlerinin 2 arkadaşlarıyla gittikleri gece kulübündeki anlar çok eğlenceli... Ancak sürekli olarak kitap bana Bridget Jones'u anımsattı. Bridget gibi Efsun da hayatının aşkıyla yakınlaşmak için olmadık yollara başvuruyor, her ikisi de kaş yaparken göz çıkarıyor, her ikisi de sakar, her ikisinde de seksi kıyafetler hiç kendilerinin değilmiş gibi sakil duruyor, çünkü rahatlığa alışkınlar, liste uzar gider... ''Yerli malı Bridget Jones'' Efsun, adeta Sinan'dan önceki aşkı Timur ile Bridget'in Daniel Cleaver'ını (yanlış erkek), gayet cool olan Sinan ile de Mark Darcy'yi yaşıyor.

 

 

                           

 

-Bir erkeği 10 günde nasıl kaybedersiniz?

 

Şu günlerde usta oyunculuğu ve Oscar ödülü ile konuşulan Matthew McConaughey ile Kate Hudson'ın başrolünü paylaştığı ''Bir Erkek 10 Günde Nasıl Kaybedilir-How to Lose a Guy in 10 Days'' filmi de kitabımızda bol bol hayat buluyor.

 

Yanlış tüyolarla yola çıkan Efsun, söz konusu filmde bilerek bu tüyoları uygulayan Andie Anderson'ın kopyası sanki. Andie bunları iddia uğruna uygularken, Efsun da aile fertlerinin zoruyla ''bir erkeği 10 günde kaybetmeye'' çalışıyor adeta.... Kitabın bana anımsattığı sayısız romantik komedi türündeki Hollywood filminin yanı sıra, ağırlıklı olarak akla gelen bir başka yapım da ''Erkekler Ne Söyler, Kadınlar Ne Anlar''... Kadınların her erkeği aynı zanneden ve onları taktik uygulanacak zavallı yaratıklar sanan düşünce tarzlarını eleştiren film, kitabın yazarına da bol bol esin kaynağı olmuş sanırım...

 

Bütün bunların ötesinde kitap kesinlikle eğlenceli... Vakit geçirmek, çok da kafayı yormamak, hele ki herkesin kafasının ülke sorunlarıyla dolu olduğu bir dönemde biraz gülümsemek isteyenler için iyi bir seçim olabilir... Bir de finali biraz daha ilgi çekici olsaydı... Romantik komedi sevenler için neşeli bir kaçamak Kocan Kadar Konuş!!