Aldatana hak vereceksiniz!
12.12.2014 18:12

 

 

Burcu B. Bilgin

 

Öncelikle baştan uyarıyorum. Eğer kafanızın içinde ''aldatmaya'' ilişkin keskin sınırlar varsa bu diziyi izlemeyin.. Çünkü ister istemez birkaç bölüm sonra değiştireceksiniz. Belki de bir daha hiçbir şey sizin için aynı olmayacak.. Sınırları en azından kafanızda sileceksiniz.. Ama ''aldatanın'' gözünden ikincil bakış açısını ve aldatmanın psikolojisini merak ediyorsanız, bir yazarın şizofrenik ve dahiyane dünyasına girmek istiyorsanız, aşkı damarlarınızda hissetmek, aşkın iki farklı kişinin gözünden nasıl göründüğünü izlemek, her bir sahnede başa dönmek, dahası deneysel, hiç yapılmamış, farklı bir dizi izlemek istiyorsanız buyurun, aramızdasınız..

 

The Affair dizisi temelde bir kadın ve erkeğin başından geçen ve legal literatürde ''yasak ilişki'' denilen bir aşk yaşıyorlar. İlk bölümden itibaren seyirciyi biraz karanlık, biraz girift bir dünyaya davet ediyor. Karakterler yerine oturduğunda, yani özellikle 2. bölümden itibaren izleyiciyi içine çekiyor. Başrolünde 300 Spartalı, Hannibal Doğuyor, Mona Lisa Gülüşü, 28 Gün, John Carter gibi filmlerle tanıdığımız Dominic West ile özellikle Jane Eyre performansı ile hafızaya kazınan Ruth Wilson var. Filmin bonus karakterlerinden biri de uzun süredir izleyicinin özlediği Joshua Jackson. Joshua, Ruth Wilson'ın canlandırdığı Allison Lockhart karakterinin eşini canlandırıyor.

Çok spoiler vermemeye çalışarak devam edelim. Hikayemiz Long Island'da geçiyor. Çok zengin olan eşinin dünyaca meşhur babasının (John Doman-Gotham, Borgia, Person of Interest) sayfiye evine tatile götüren Noah Solloway, edebiyat öğretmeni. Karısı Helen'ın (Maura Tierney-The Good Wife, Insomnia) satışını ve basımını desteklediği başarısız bir romanın ardından 4 çocuğu, tekdüzeleşen evliliği, kayınpeder ve kayınvalidesinden fırsat bulduğu anlarda ikinci kitabını yazmayı planlıyor Noah.. Bütçesi yetmediği için kayınpeder yazlığında başlayan tatili, hayatının aşkıyla tanışmasına vesile oluyor: Allison Lockhart.

 

 

                                 

 

 

 

-Gizemli kadının çekiciliği 

 

Eşi Cole ile ilişkisi, özellikle oğullarının 4 yaşında ani şekilde ölümüyle büyük bir darbe yiyen Allison, tutkulu görünen ilişkisine zoraki devam ediyor. Üstelik de tutkularında bir problem olmadığı izlenimi bulunsa bile.. Bunu da Allison bir sözle çok iyi açıklıyor: ''Cole biz kaç kere seviştik seninle, 100, 200...'' Aşkın kimyasının sadece cinsellik ile sınırlı olmadığını anlatan harika bir monolog.

Kasabadaki esrarengiz bir cinayet ve zanlının bulunması esnasında polis sorgulamasında Noah ve Allison'ın gözünden hikayeyi izliyoruz. Bu noktada şaşırmaya hazır olun, çünkü öykü iki kahramanın gözünden farklı farklı anlatılıyor. Hikaye, rast gele ''Noah'' veya ''Allison'' diye başlıyor, tam ortasında yerleri değişerek ikinci bakış açısına geçiyor. Bu noktada hem kadın ve erkek bakış açılarının farklılığını, hem de bir öyküyü ikinci kişiden dinlemenin gerekliliğini duyumsuyor seyirci.. 

Bir yandan cinayete kimin kurban gittiğini düşünürken, diğer taraftan da ''Kim doğru söylüyor, ne kadar doğruyu aktarıyor'' diye beyin jimnastiği yaptırıyor seyredene.. Ünlü Fransız aforizmacı Joseph Joubert, ''Bir hikayenin sonu, daima başını düşündürmelidir'' demiş vaktiyle.. İşte The Affair'ın da başardığı tam olarak bu..

 

 

 

                                   

 

 

-Yazar hezeyanları ve aldatmanın psikolojisi

 

Aldatmak aslında kelime anlamıyla ''Eşinden/sevgilinden habersiz biçimde ilişki kurmak'' anlamına gelir.. Evet burada da öyle bir ilişki var. Ama bireylerin dünyasına bizleri öylesine sokuyor ki bir süre sonra aşk macerasının taraflarını kendinize yakın, eşlerini ise daha uzak mesafede hissediyorsunuz. Sonrasında ise yaşadığı bu ikili yaşamın onun yeni romanına ilham kaynağı olma süreci aktarılıyor.

Yazarın yazma sürecindeki psikolojisini, yaşadığı şizofrenik dünyayı, her gördüğünün ona nasıl ilham verdiğini, yazamadığında yaşadığı beyin sancılarını da işleyen The Affair, deneyselliğiyle muhakkak izlenmesi gereken bir dizi.. Halen yayınlanmakta olan dizinin iki oyuncusu Ruth Wilson ile Dominic West'in ''En İyi Dizi Oyuncusu'' dalında Altın Küre adayı olduklarını da belirterek, daha fazla ipucu vermeden sizlere diziyi tavsiye ediyorum.. Ama en başta belirttiğim şartlarla...