Bana Masal Anlatma: Seversem Abartırım
17.12.2015 02:17

 

Burcu B. Bilgin

 

Bir şeyi sevmek için bazen önceden başka bir şeyi sevmek de gerekir.. Bana Masal Anlatma, işte biraz da öyle bir film.. Önceden birilerini, yani Leyla ile Mecnun kahramanlarını sevmişseniz, eski bir tanıdığınıza yıllar sonra aniden yolda rastlamış gibi seviniyorsunuz..

 

Fantastik film deyince sadece ve sadece perili çocuk filmlerinin örnek verilebildiği Türkiye'de ''fantastik bir mahalle komedisi'' Bana Masal Anlatma.. Başrolünde izleyicinin, Behzat Ç. dizisinde tanıyıp sevdiği ''deli aşık'' Fatih Artman, bu kez ''naif aşık'' dolmuşcu Rıza rolünde.. Okumadığı için dolmuşculuk yapması bir yana kızlardan yana da şansı bir türlü gülmüyor Rıza'nın.. Mahallelinin kahvecisinden otomobil tamircisine varıncaya kadar tüm teşviğine rağmen bir türlü bu alanda ''dikiş tutturamayan'' Rıza, bir gün ''beklenmedik bir şekilde'' Ayperi (Hande Doğandemir) ile karşılaşıyor ve masal başlıyor..

 

Rıza'nın evinden başlayarak Suriçi'nde yaşadığı küçük ve tarihi mahallenin taşı toprağı başka bir alem Bana Masal Anlatma filminde.. Dolmuşunun arkasına ''Seversem Abartırım'' yazdıran Rıza'nın eski model dolmuşu, ona muavini Jilet'in (Gürkan Uygun) yadigarı.. Çok sevdiği Neriman'a (Gökçe Bahadır) kavuşamayan, bir de üstüne üstlük geçirdiği kazada ayağı sakat kalan Jilet'in emaneti olan dolmuşla evini geçindiren Rıza'nın evde annesiyle (Devrim Yakut), dışarıda esnafla  ile başı dertte.. 

 

Hayatımızın artık iyice ''falanca dizi, filanca dizi'' olduğu Türkiye'de aslında Bana Masal Anlatma da tüm dizilerin bir şöhretler karması gibi.. Seksenler dizisinin pastacı Sami'si Berat Yenilmez, Leyla ile Mecnun'un efsane Erdal Bakkal'ı Cengiz Bozkurt, aynı diziden Cihan Ercan, İşler Güçler dizisinden Sadi Celil Cengiz, Erdal Tosun'u da aralarına alarak çok komik bir beşliyi oluşturuyor. Mahalledeki evlerin yıkılmasına karşı Amerikalılar'ı kovmaktan ''Şangay Beşlisi'' adını taktıkları Uzakdoğu dövüşçüleriyle çarpışmaya kadar bu beşlide yok yok. Üstelik bir de bonus olarak O Ses Türkiye Çocuk yarışmasında yanık türküleriyle birinci olan Şahin Kendirci de tamirci çırağı rolünde döktürüyor. Filmde abilerinden adeta rol alan küçük Şahin, bir türkü de patlatıyor en dramatik anlarında filmin...

 

 

                                 

 

 

-Gollum ve oğulları..

 

Leyla ile Mecnun stili eğlencelikler, Bana Masal Anlatma filminin tuzu biberi.. Altın bozdurmaya giden Rıza'nın girdiği kuyumcunun isminin ''Gollum ve Oğulları'' olması, çılgın kahveci Cengiz Bozkurt'un kiliseye girerken ayakkabılarını çıkarıp eline alması, annenin kahvaltıda masaya kola ve çiğ yumurta koyması, Yılmaz Erdoğan'ın canlandırdığı babanın aniden gökyüzünde belirmesi, Şahin otomobilde Sedat Sayan'ın şarkısı eşliğinde turlayan siyahlar gibi absürtlükler sık sık Leyla ile Mecnun'a selam çakıyor. 

 

İstanbul'daki kentsel dönüşüm sorununa da parmak basan filmde enteresan bir de tesadüf var. Orhan Pamuk'un ''Kafamda Bir Tuhaflık'' filminde mezar taşlarını gökdelenlere benzetmesinin ardından, bu kez de Rıza, ''Gökdelenler, bu kentin mezar taşları gibi'' diyerek aynı metaforu bir kez daha ortaya koyuyor. Ancak roman ile filmin neredeyse eş zamanlı olarak çıkmış olması, birbirlerinden etkilenmedikleri sonucunu ortaya koysa da farklı bir rastlantı olarak dikkatimi çekti.

 

 

                               

 

 

-Final sıkıntısı..

 

Filmin yüzüp yüzüp kuyruğuna gelen konusu, nedense ilginç bir şekilde finalde tıkanmaya başlıyor. Rıza'nın önce gönül verdiği, sonra röportaj yaptığı kızla (Burcu Biricik) yaptığı konuya çok katkısı olmayan sohbetler, madamın (Ani İpekkaya) evinin esrarı, Jilet-Neriman aşkının havada kalması, kentsel dönüşüm yapılacak olan Suriçi'ndeki evlere ne olduğunun anlaşılamaması gibi sorunlar, filmin finaline doğru biraz kafa karıştırıyor.

 

Konunun oradan oraya zıplamasını Leyla ile Mecnun'ndaki tarzını iyi bildiğimiz Burak Aksak'ın özellikle tercih ettiğini, ayrıca filmin sonuna doğru komediden geçiş yapılan ani dramatikleşmenin de Hababam Sınıfı, Şaban filmleri gibi Yeşilçam klasiklerine bir saygı duruşu olduğunu düşünüyorum.

 

Her ne kadar kentsel dönüşüm biraz da net işlense, kurgudaki bazı minik sorunlar olmasa çok daha iyi olabilecek Bana Masal Anlatma, son dönemdeki komedi filmleri düşünüldüğünde ülke gündemine göndermeler yapan, zekice esprileri ile öne çıkıyor. Eğlenceli film replikleri meraklılarını da mutlu edecek film, özellikle hatasız oyunculuk sergileyen başarılı kadrosuyla takdiri hak ediyor. Ben de bu repliklerden birini sinema salonunda çaktırmadan karanlıkta telefonuma not aldım.. ''Biz dersimizi okulda değil bu sokaklarda alırız.. Sonra da aldığımız derslerden bütünlemeye kalırız''...