Cannes'ı fetheden başarı öyküsü
04.10.2015 17:24

 

Sinema yapımları, dizi ve programların alınıp satıldığı dünyanın en büyük organizasyonu olan Cannes MIPCOM Fuarı’nın bu yılki onur konuğu Türkiye olurken, Türk dizilerini dünyanın 100 ülkesine pazarlayan Global Agency CEO’su İzzet Pinto da başarı öyküsüyle fuarın reklam kampanyasında tanıtım yüzü olarak yer alacak. 

 

Türk televizyon sektörü, Türkiye’nin onur konuğu olduğu MIPCOM Fuarı’na çıkartma yapmaya hazırlanıyor. Fransa’nın Cannes kentinde 5­-8 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuar, dünya çapında TV yöneticilerine Türkiye’nin televizyon ve eğlence endüstrisinin zenginliğini keşfetme imkanı sağlıyor. 

 

Türk dizi ve film sektörünün detayıyla ele alınacağı fuarda, Türkiye’den Global Agency CEO’su İzzet Pinto, oyuncular Halit Ergenç ve Tuba Büyüküstün, Ay Yapım CEO’su Kerem Çatay, senaryo yazarı Kerem Deren, TİMS CEO’su Timur Savcı da birer konuşma yapacak. Türk dizilerinin yer aldığı dev billboardlar da Cannes sokaklarını süsleyecek. 

 

 

 

                              

 

 

 

-‘’EN GÜZEL HEDİYE’’ 

 

Borç parayla girdiği sektörde 9 yıl içinde format satan en büyük bağımsız şirketin CEO’su olan Pinto, fuarda ‘’Muhteşem Yüzyıl-Kösem’’ dizisinin de aralarında bulunduğu Türk yapımlarının yurt dışı pazarına satışı amacıyla tanıtımını da gerçekleştirecek. İzzet Pinto, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuara ilk kez 9 yıl önce ‘’arkadaşından borç para alarak’’ katıldığını, şimdi ise başarı öyküsüyle fuarda katılımcıların karşısına çıkacağı için mutluluk duyduğunu söyledi. 

 

‘’Cannes’daki teklif 3 ay önce geldi ve hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biri oldu. Fuara yeni girişimciler çekmek istiyorlar. Yeni bir slogan buldular: ‘’Yeni başarı hikayeleri bu fuarda çıkar’’... Araştırmışlar, en güzel başarı hikayesinin sektörde bize ait olduğunu düşünmüşler’’ diyen

 

Pinto, fuar yetkililerinin başarı hikayesini farklı ve şaşırtıcı bulduklarından ’’reklam yüzü’’ olarak da kendisini seçtiklerini ifade etti. Fuarda 2 bin 500 şirketin standlarıyla yer aldığını belirten Pinto, ‘’Böyle bir fuarın reklam kampanyasının yüzü olmak çok gurur verici. Onun için hayatımda aldığım en büyük hediyelerden biri. Bu kapsamda özel ilanlar hazırlandı. 15 bin kişi katılıyor. 15 bin kişiye e- ­postalar gönderildi. Cannes sokaklarındaki billboardlarda ilanlar yer alacak. Çok güzel bir video çektiler. O videoyla da tanıtım yapılacak. Eminim ki böylece şirketimizin marka değeri daha da artmış olacak’’ diye konuştu. 

 

Fuarda yeni yayın döneminde Star TV’de ekrana gelecek olan ’’Muhteşem Yüzyıl - Kösem’’ dizisi için önemli bir tanıtım çalışması yapacaklarını, ‘’Paramparça’’ ‘’Kaderimin Yazıldığı Gün’’ ve ‘’Maral’’ dizilerinin şu anda başarıyla yurt dışına satışının gerçekleştirildiğini, ayrıca formatını kendisinin yazdığı ‘Is That Really Your Voice’ adlı şarkı yarışmasının pazarlaması için görüşeceklerini kaydetti. 

 

 

                                

 

 

 

KAYNANA SEMRA İLE ÇIKILAN YOL- 

Sektöre girişinin tesadüfen gerçekleştiğini anlatan İzzet Pinto, 9 yıl önce bazı ünlü Türk yazarlarını temsil ettiğini, televizyon sektöründe olan kuzeninin de kendisine ‘’format satmasını’’ önerdiğini söyledi. 

 

Kendisinin o dönemde ‘’televizyon formatının’’ anlamını dahi bilmediğini dile getiren Pinto, araştırarak bir programın orijinal içeriğine ‘’televizyon formatı’’ denildiğini, bu fikirlerin haklarını satın alanların ise yurt dışına uyarlanması için ihracatını yapabildiklerini öğrendiğini anlattı. 

 

Kuzeninin tanıştırmasıyla yolunun bir dönem Türkiye’de gündeme oturan ‘’Gelinim Olur Musun’’ yarışmasının format sahibi Murat Üçkardeşler ile kesiştiğini ifade eden Pinto, formatı aldıktan sonra MIPCOM Fuarı’na katılmaya karar verdiğini söyledi. Pinto, fuardan bugüne kadar uzanan öykünün başlangıcını şöyle anlattı: 

 

‘’Fuara katılmaya karar verdim ama cebimde sadece 500 euro vardı. Bu nedenle ne kadar katılmak istesem de bu mümkün değildi. Yakın bir arkadaşım olan Levent Özdemir’e gittim. ‘Kafamda bir proje var. Benim 10 bin euroya ihtiyacım var. Sen bana bu parayı ver. Eğer tutarsa 3 ay sonra 20 bin euro veririm. Ama tutmazsa bu parayı kaybedersin. Bu bir piyango. Buna var mısın?’ dedim. Bana güvendiği için destek verdi. Ben de fuara ablamla birlikte katıldım. Fuarın en küçük standını aldık. Yalnızca 10 metrekare idi. Hatta paramız olmadığı için dekore ettiremedik, ışık bile taktıramadık. İnanılmaz karanlık bir standımız vardı. Posterleri basıp yanımızda götürdük. O posterlerle standı süsledik. Fakat o fuarda tam 99 görüşme yaptık. Bu inanılmaz bir sayıydı. Neredeyse kuyruk oluştu küçücük standın önünde... Fuarın bitiminden hemen sonra İtalyan devlet kanalı RAI’ye formatımızı sattık. Ben de hemen arkadaşıma borcumu ödedim. 

 

 

                             

 

Hayatımda kazandığım en önemli paraydı. Çünkü birinden borç almışım, hemen ödeyebildim. Sonrasında Ortadoğu’ya sattım. Çok iyi gitti. Hindistan, Kore, İtalya, Ortadoğu, Macaristan, Çin, Romanya, Güney Amerika’ya sattık. 10­12 ülkede yayına girdi. Ortadoğu’da bir Müslüman ile bir Hıristiyan evlendiği için çok büyük protestolar olmuştu. İtalya’da ilk defa annelerin kararıyla oğullarının evlendiği bir yarışmaya tanık olunduğu için çok ses getirdi, gündemden hiç düşmedi. Kore’de gelin adayının biri son dakikada evlenmekten vazgeçtiği için bayağı ses getirdi. Her yerde ilginç şeyler oldu aslında... CNN, BBC gibi kanallarda haber olduk. Büyük ses getirdi.’’ 

 

 

 

                             

 

 

 

‘’MUHTEŞEM YÜZYIL YÜZÜNDEN GECE UYUYAMADIM’’ 

İlk 2 sene sadece format işleri yaptıktan sonra ‘’Gümüş’’ dizisinin Ortadoğu’ya satıldığını öğrendiklerini, böylece dizi sektörüne girmeye karar verdiklerini dile getiren Pinto, TMC şirketinin sahibi olan Erol Avcı’nın duyduğu güven sayesinde ‘’Binbir Gece’’ dizisinin temsilciliğini aldıktan sonra bu dizinin ilk olarak Bulgaristan’a satıldığını söyledi. 

 

‘’Binbir Gece’’ dizisinin Bulgaristan televizyon tarihinde en yüksek reyting alan yapım olduğunu ifade eden Pinto, ‘’O başarıdan sonra anladım ki elimde bir elmas varmış. ’Gelinim Olur Musun’ yarışmasından sonra ‘Binbir Gece’ dizisi bizi çok iyi yerlere getirdi. Hatta bu dizi bütün sektöre büyük kapılar açtı’’ dedi. 

 

İzzet Pinto, bu dizinin Sırbistan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Ukrayna, Rusya, Pakistan, Afganistan, Güney Amerika, Vietnam, Ortadoğu, Kazakistan ve Slovenya’ya satıldığını belirterek, sektördeki ilerleme süreçlerini şöyle özetledi: 

 

’’Daha sonra ‘’Muhteşem Yüzyıl’’ dizisi ekrana gelmeye başladı. Ben de Timur Savcı’nın kapısını çaldım ve bu diziyi almak için haftalarca uğraştım. Çünkü çok talep vardı. Bütün dağıtımcılar bu diziyi istiyordu. Ben de geceleri neredeyse uyuyamıyordum. En büyük hayalim bu diziyi almaktı. Çünkü zaten iyi bir yere gelmiştim ve ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi sayesinde çok daha iyi yerlere gelecektim. En sonunda o heyecanımı gördüğü için Timur Savcı bize bu dizinin yurtdışı haklarını verdi. Kendisine bu anlamda çok büyük teşekkür borçluyum. Ben de tüm birikimimi bu diziye harcadım. 

 

Çok iyi hatırlıyorum fuara katıldıktan sonra hesabım sıfır olmuştu. 1 liram bile yoktu. Fakat çok güveniyordum. Allahtan müşteriler de çok güvendi. ‘Muhteşem Yüzyıl’, bugüne kadar yurt dışına en çok satılan Türk dizisidir. Şimdi çok büyük bir hızla halen büyüyoruz. Yurt dışından da çok sayıda format alıyoruz. 15­20 ülkeden de format alıp yurt dışına satıyoruz. Türkiye’yi işin içine dahil etmeden bile Hindistan’dan alıp Çin’e satabiliyoruz. Son yıllarda televizyon sektörünün en hızlı büyüyen bağımsız dağıtım şirketi olduk. Bundan da büyük gurur duyuyoruz.’’