Arzu Tramvayı yolda mı kaldı?


Burcu B. Bilgin

Thomas Lannier Williams ya da bilinen ismiyle Tennessee Williams, 20. yüzyılın hiç şüphesiz en ses getiren oyun yazarlarından biri… Arzu Tramvayı veya ilk ismiyle İhtiras Tramvayı (A Streetcar Named Desire) da hemen akla gelen baş yapıtı…

Arzu Tramvayı’nı 1947’de yazan Williams, en büyük ilham kaynağı olan kızkardeşi Rose ile çok yakındı. Rose, hayatının büyük bir bölümünü şizofreni tanısı altında akıl hastanelerinde geçiren narin ve güzel bir kızdı.

Birkaç başarısız terapi girişiminden sonra paranoyak oldu. Anne ve babası, onu iyileştirmek amacıyla prefrontal lobotomiye izin verdi. Ama 1937’de ameliyatın başarısız geçmesi yüzünden Rose zihinsel engelli oldu.

Arzu Tramvayı Marlon Brando

Ailesini bu ameliyata izin verdikleri için hiç affetmeyen Tennessee Williams, ismini değiştirdi. Usta oyun yazarı, pek çok yapıtında yer alan “dengesiz kahraman” için ise talihsiz kardeşinden ilham aldı.

Arzu Tramvayı da yine aynı şekilde yaşamında sorunları olan, 17 yaşında bir gençle yaşadığı ilişkiden sonra başı derde girerek kızkardeşi Stella’nın yanına gelen Blanche DuBois’nın kaba saba bir karakter olan eniştesi Stanley Kowalski’nin kötü davranışları ve tacizleri sonrasında giderek akıl sağlığını yitirmesinin dramatik öyküsü…

Arzu Tramvayı Marlon Brando Vivien Leigh

Önce Broadway’de sahneye konulan eserde Oscar, Altın Küre, Emmy ve Tony ödüllü oyuncu Jessica Tandy, Blanche’ı canlandırdı.

Ancak oyunun film uyarlamasını yapan Elia Kazan, ”daha popüler” bir isim arayarak, Rüzgar Gibi Geçti filmiyle ünlenen Vivien Leigh’te karar kıldı. Filmde Stanley rolünde Marlon Brando unutulmaz bir performans sergilerken, Stella’yı Kim Hunter, Blanche’ın hayatına sünger çekmek için aşkı aradığı Harry ”Mitch” Mitchell’ı ise Karl Malden canlandırdı.

Arzu Tramvayı Marlon Brando Vivien Leight

Arzu Tramvayı’nın Türkiye’de sahneye getirileceği haberi, eserin hayranlarında heyecan uyandırdı. Ancak eser, Oyun Atölyesi’nde sahneye çıkmak üzereyken bazı haberler yer aldı. Buna göre, eserin yönetmenliğini üstlenen Hira Tekindor’un rejisinden tatmin olmayan Bilginer, son provayı ”ikinci bir gözün” izleyerek görüş bildirmesini istedi.

Ancak hem Hira Tekindor, hem de eserin başrolünü üstlenen annesi Zerrin Tekindor karşı çıkınca yapıt Oyun Atölyesi’nden BKM’ye geçti.

Zerrin Tekindor Arzu Tramvayı

Ben oyunu Zorlu PSM Sahnesi’nde izledim. Eserde başrol Blanche DuBois’yı bahsettiğim gibi Zerrin Tekindor canlandırıyor. Stanley rolünde Onur Saylak, eşi Stella rolünde Şebnem Bozoklu, Mitch rolünde ise İbrahim Selim var.

Arzu Tramvayı aynı zamanda Uniq Hall Sahnesi’nde de izleyiciyle buluşuyor ama ben orada hiç oyun seyretmedim. Açıkçası seyredenler de sahneden biraz şikayet ediyor. Hoş, Zorlu PSM’de de arkalara doğru oturunca bazı sorunlar olmuyor değilmiş. Oturma düzeni yüzünden kafalar önünüze geliyor, sahneyi iyi göremiyorsunuz.

Oyuna gelince, acaba Hira Tekindor başına gelen Haluk Bilginer sıkıntısından sonra biraz ürktü mü diye düşündüm. Çünkü bazı Devlet Tiyatroları oyunları gibi esere hiçbir yorum katmamış.

Eser oldukça hareketli başlıyor, ortalarına doğru monotonlaşıyor, kademeli olarak aklını kaçırması gereken Blanche’ın yaşadığı ruhsal sıkıntı ise neredeyse pat diye ortaya çıkarak finale varıyor.

Arzu Tramvayı

Zerrin Tekindor’un Blance DuBois yorumu esasen izlemesi keyifli ancak orada da şu temel sorun var: Blanche, eve ilk gelişinde Mississippi’de yaşadığı sorunlar anlaşılmaması için kendini maskeliyor. Ama bu tavırlar sahneye öyle ilginç yansıyor ki sanki bir komedi izliyoruz.

İzleyici bir çok sahnede güldü, ben de güldüm açıkçası… Ancak aklını kaçırdığı sahnelerdeki performansı gerçekten son derecede başarılı. Özellikle finale doğru çok iyi buldum.

Arzu Tramvayı

Onur Saylak ise rolünün hakkını veriyor, hatta biraz fazla mı veriyor nedir. Bazı sahnelerde Blanche’a karşı öyle büyük öfke patlamaları yaşıyor ki sahneye çıkıp iki tokat atmak istiyorsunuz. Bir yerde ”Marlon Brando’nun yorumundan fazla etkilenmiş” diye bir yorum okudum, etkilenecek bir durum yok zaten eserin metninde de böyle bir karakter bu…

Ancak şunu belirteyim ki Onur Saylak biraz kilo almış ve giydiği beyaz atletle de bu göze çarpıyor. Biraz dikkat etmeli…

Onur Saylak Arzu Tramvayı

İbrahim Selim oyunun yardımcı karakteri olarak işini yapıyor. Ama benim sahnede yetersiz bulduğum oyuncu Şebnem Bozoklu oldu. Bozoklu’nun iyi bir oyuncu olduğunu, bir çok role çok yakıştığını biliyoruz. Ama nedense Stella rolünde zayıf kalmış.

Şebnem Bozoklu Arzu Tramvayı

Yine Mitch’in ışığı yakıp Blanche’ın çehresini ilk kez aydınlıkta gördüğü sahnede, ”Düşündüğümden yaşlıymışsın” demesine karşın Zerrin Tekindor’un ışık altında bir yıldız gibi parladığı, son derecede güzel olduğu da metne zıt bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Arzu Tramvayı Onur Saylak Şebnem Bozoklu

Eser tek mekanda geçiyor ve mekan kullanımı iyi yapılmış. Sahneyi iyi kullanan yönetmen Hira Tekindor’un eserin genelinde ise pek de harikalar yaratmadığını söylemek mümkün.

Sonuç olarak; Arzu Tramvayı’nın yerli yorumu yönetmenin herhangi bir yorum katmadığı, oyuncuların Şebnem Bozoklu haricinde görevlerini iyi yaptığı, mekanın iyi kullanıldığı, özellikle kostümler açısından zengin bir oyun. Yani Arzu Tramvayı yolda kalmasa da ortalamada ite kaka sınıfı geçiyor.

Arzu Tramvayı

+ Hiç yorum yapılmamış

Yorum yap