Notre Dame de Paris: Adaletin bu mu dünya?


Burcu B. Bilgin

”Gündüz herkesindir. Beni neden hep geceye mahkum ediyorlar?”…

Bundan 187 yıl önce kaleme alınan, Notre Dame Katedrali’nin kambur ve çirkin zangocunun güzel bir çingene kızına olan umutsuz aşkının öyküsü, bugün hala dünyanın her köşesindeki milyonların kalbini fethediyor. Onun çan sesine karışan acı dolu haykırışları yüreklere işliyor.

19. yüzyıl başlarında bakımsız olduğunu ileri sürerek katedrali yıkmayı planlayan şehir planlamacılarına karşı halkı örgütlemek için Notre Dame de Paris adlı eseri yazan Victor Hugo, böylece bu eşsiz katedrali ölümsüzleştirdi.

Notre Dame’ın Kamburu ismiyle sinema filmi ve animasyonu da çekilen eser, 1998’de sözlerini Luc Plamondon’un yazdığı, bestelerini Richard Cocciante’nin yaptığı müzikale dönüştürüldü. Yapıt, ”ilk yılında en çok izleyiciye ulaşan müzikal” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na geçti. Belle, Vivre, Le Temps de Cathedrales başta olmak üzere parçaları listeleri salladı.

Notre Dame de Paris

Bundan 3 yıl önce yine orijinal kastla, ancak İngilizce olarak izlediğimiz müzikal, bu kez Fransızca, yani öz dilinde Zorlu Performans Sanatları Merkezi (PSM) sahnesine geldi.

Bugüne değin toplam 12 milyondan fazla bilet, 10 milyondan fazla DVD ve CD satan; 8 dilde, 20 ülkede, 4500’den fazla sahnelenen müzikali 20 Mart’taki temsilinde izledim.

İlk izlenim olarak her eserin ana dilinde seyredilmesinin mutlak gereklilik olduğunu bu eser bir kez daha kanıtladı. Temsilde en önden en arka sıralara kadar her yer doluydu ve esere müthiş bir ilgi vardı.

Victor Hugo’nun eseri, sadece çok güzel bir kıza aşık çirkin bir zangocun öyküsünü değil Fransa’da krallığın en karanlık yıllarında yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatıyor.

Notre Dame de Paris

Yapıt, ana tema olarak Notre Dame Katedrali önünde dans eden genç ve güzel çingene Esmaralda’nın gönlünü yakışıklı bir yüzbaşıya kaptırmasını konu alıyor.

Katedralin kamburluğun yanında birçok bedensel engele sahip zangocu Quasimodo, alaycı bir grubun işkencesi esnasında kendisine su veren Esmeralda’ya gönlünü kaptırıyor.

Notre Dame de Paris

İlerleyen dönemde Esmeralda’nın yüzbaşıya aşkının neden olduğu dramatik olaylar zinciri başlıyor. Ancak eseri sadece sıradan bir aşk hikayesi olarak düşünmek mümkün değil, zira alt metinlerle dolu olan Notre Dame de Paris birçok toplumsal sorunu da işliyor.

Eserde günümüzde hala problem olan mültecilik, zengin-yoksul sınıf çatışması, ruhban sınıfının dini alet ederek halkı sömürmesi, baskı rejimi ve engelli bireyin sorunları tek bir potada eriyor.

Notre Dame de Paris

15. yüzyılda matbaanın bulunmasına atıfta bulunulan ve bilimin gücüne değinen yapıtta, Quasimodo’nun ”Zenginler ağzında gümüş kaşıkla doğar/Bense dua ederim ama karşılık göremem” sözleriyle ise sınıfsal farklılıklar ve inanç sistemi masaya yatırılıyor. Kambur ve çirkin adamın bilgeliğine tanık oluyoruz.

Güçlü kadınların ”cadı” olarak damgalandığı bir çağda özgür ve başına buyruk Esmeralda da bundan nasibini alıyor. Eser, onun gördüğü işkencelerle eleştiri oklarını bu konuya da yöneltiyor.

Notre Dame de Paris

Temsilde sahneye çıkan kast tam bir milletler karması gibi… Quasimodo’yu canlandıran Angelo del Vecchio’nun Fransız aksanından onun İtalyan olduğunu tahmin etmeniz imkansız.

Orijinal kadroya dahil olduktan sonra İngilizce, İtalyanca ve Fransızca olarak temsillere çıkan 27 yaşındaki solist, müzikalin üç ayrı dildeki tek yorumcusu unvanına da sahip. Bu rolle simgeleşen Garou’ya ses rengi çok benzeyen solist, sahnede kendine hayran bırakıyor.

Notre Dame de Paris

Esmeralda rolündeki Hiba Tawaji, The Voice France (O Ses Fransa) yarışmasıyla şöhrete kavuşan, çok güzel sesli bir Lübnanlı.  Aksanından Fransız olmadığını zaman zaman tahmin edebileceğiniz Hiba, fiziğiyle sahneye yakışıyor.

Ekibin Kanadalı üyesi Martin Giroux, ana dili Fransızca olduğu için sahnelerine çok hakim. Phœbus rolündeki 38 yaşındaki sanatçı, 15 yıl önce yakalandığı nadir görülen bilek kanserini yenmiş.

Şair Gringoire rolündeki Kanadalı sanatçı Richard Charest ise sahnedeki en karizmatik sanatçı. Bir anlatıcı gibi adeta eserin yönetimini eline alan 47 yaşındaki Charest, biste Le Temps de Cathedrales’den bir bölümü yorumladı ve Türkçe teşekkür etti.

Ekibin en yaşlısı olan Robert Marien ise Frollo rolünde tecrübeli. Clopin rolündeki Jay de sahneye müthiş bir enerji yansıtıyor. Böylece her üyesi rolüne tam oturan, başarılı bir kadroyu İstanbul’da izleme fırsatını bulduk.

Sahne düzeniyle de dört dörtlük olan eserde çanların üzerinde sallanan dansçılar, göğe yükselen Esmeralda ve Esmeralda’nın yoksul arkadaşlarının grup dansları koreografik olarak eserin zirve yaptığı anlardandı.

Notre Dame de Paris, hayata veda eden Esmeralda ve ona sarılmış, ölüme hazır Quasimodo’nun hüzünlü sahnesiyle son buldu. ”’İnsanın yaşadığı gibi ölmesi harika bir şey” diyen Notre Dame’ın acılı kamburu, belki de hayatta ilk kez mutluyken perde indi.

Notre Dame de Paris

+ Hiç yorum yapılmamış

Yorum yap