Zengin Mutfağı: Ya bizdensin, ya onlardan


Burcu B. Bilgin

”Ya bizdensin ya onlardan. Ya bizdensin ya da karşı taraftan, ölçü budur”…

Baskıcı yönetimlerin ve onların yapılarını tasvip edenlerin bu ayrımcı söylemi, kesin çizgiyi çekerek toplumu ikiye ayırır. Cumhuriyet tarihindeki en büyük işçi hareketi olan 15-16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasını konu alan Zengin Mutfağı da ilk sahnelenişinin üstünden yıllar geçse de bunun hiç değişmediğini ortaya koyuyor.

Zengin Mutfağı Şener Şen

Yönetmenliğini ve başrolünü Şener Şen’in üstlendiği yapıtta, büyük usta, eski bir pehlivan olan aşçı Lütfü usta rolünü meslek hayatında üçüncü kez canlandırıyor. 1978’de ilk kez İstanbul Şehir Tiyatroları’nda bu rolde seyirciyi selamlayan Şen, 1988’de de filminde kamera karşısına geçti.

Şen’in 40 yıl aradan sonra sahnede aynı rolü bir kez daha üstlendiği eser, DasDas Sahne’de izleyiciyle buluşuyor. Şu günlerde kapalı gişe olan oyunu sizler için seyredip eleştirdim.

Zengin Mutfağı Şener Şen

Brecht’in epik tiyatro ekolünü Türk tiyatrosunda ilk uygulayanlardan olan Vasıf Öngören’in klasikleşmiş yapıtında Şen’in rol arkadaşları Kutay Sandıkçı (Ahmet), Onay Kaya (Selim), Gizem Ergün (Yardımcı Kız) ve Uğur Arda Başkan (Seyfi).

Oyun, hem zengin ailenin mutfağında çalışan, hem de orta hizmeti yapan ”ismi konulmamış” kız ile yoksul bir üniversite öğrencisi olan sevgilisi Selim’in evlenmek için çareler aramasına odaklanarak başlıyor. Tam bu esnada ”Haziran olayları” patlak veriyor.

Zengin Mutfağı Şener Şen

Evin şoförü Seyfi’nin ağabeyi Ahmet ile kızın ağabeyi Murat’ın bu hareketlere karışıp işten çıkarılırken olaylar sebebiyle sıkıyönetim ilan ediliyor. Olaylara karışanları ihbar edenlere para yardımı yapıldığını öğrenen Selim, çaresizliğinin çözümünü okuldan tanıdığı bir kişiyi polise ihbar etmekte buluyor.

Sonrasında o kişinin başına gelenler sebebiyle pişmanlık ve korku arasında sıkışan Selim, evin sahibi Kerim Bey’in vasıtasıyla beklenmedik bir yola giriyor.

Zengin Mutfağı Şener Şen

Oyunun ikinci perdesi başladığında saf ve ürkek Selim yerine karşımıza, gönderildiği ”özel kampta” farklılaşmış, kaba, nişanlısına ve diğer herkese kötü davranıp etrafa korku saçan biri çıkıyor.

Sürekli işçi sınıfını suçlayan, kendisi gibi düşünmeyenleri ”komünist ve rejim düşmanı” ilan eden Selim, sık sık da bunu, ”Ya bizdensin ya onlardan. Ölçü budur” sözleriyle dile getiriyor. Bu esnada kapının önünden geçen dilenci, bohçacı ve yoksulları  parçalayan köpek, artık onun vahşetine dayanamayan Lütfü Usta tarafından zehirleniyor.

Zengin Mutfağı

“Kurt” isimli köpeğin  ”katilini” bulmak için her yolu deneyen Selim’in bu arayışı beklenmedik bir noktaya varıyor.  Oyunda, zehirlenerek ölen Kurt ve sonradan alınan köpek, hiç görünmüyor, sadece dışarıdan havlamaları duyuluyor.

Eserin en önemli metaforunu oluşturan köpekler, zengin ve acımasız sınıfa biat eden ve sorgulamadan her istediklerini yapanları temsil ediyor. Lütfü Usta bir sahnede, “Ben köpeklere hizmet etmem” diyerek acımasızlardan beter olan ”yardakçılarına” sert eleştiri getiriyor.

Zengin Mutfağı

Bu noktaya gelinceye kadar burjuvaziye hizmet ederken sorgulamayan Lütfü Usta, köpeğin ölümünün ardından yaşadığı endişe, Selim’in geçirdiği evrim ve kızın hayallerinin suya düşmeye başlamasıyla artık çevresinde yaşananlara kafa yormaya başlıyor.

Başarılı bir serim ve düğümün ardından hikayenin çözümü de Lütfü Usta’nın yaşadığı karakter dönüşümüyle tamamlanıyor. ”Gitmek mi zor, kalmak mı?” diye seyirciye soran emektar usta, ”Kime hizmet ettiğini bileceksin” diyerek eserin mesajını veriyor.

Zengin Mutfağı Şener Şen

Zengin Mutfağı, faşizme yönelik sert mesajlarıyla dikkati çekiyor. Öyle ki Lütfü Usta’nın faşizmi eleştirdiği sahnenin seyirci tarafından oyun kesilerek alkışlanmasıyla bu mesajın alındığı da anlaşılıyor.

Sürükleyiciliği, alt metni ve sağlam mesajlarıyla dikkati çeken eseri usta oyuncu Şener Şen, bir lokomotif gibi başından sonuna kadar başarıyla alıp götürüyor. Çoğu genç oyuncu kadrosu ise görevini yerine getiriyor.

Zengin Mutfağı

Tamamı tek mekanda geçmesine rağmen izleyicinin kopmamasını sağlayan rejisiyle de göz dolduran oyun, sezonun izlenmesi gereken eserlerinden. Mutlaka seyretmenizi tavsiye ederim.

NOT: Bu arada, oyun öncesi ve arasında, ”Oyundan fotoğraf ve görüntü kaydı alınmamasını rica ederiz. Aksi takdirde oyun kesilecektir” anonsu yapılmasıyla tek kare fotoğraf çekilmedi, oyun esnasında kimse telefonunu dahi açamadı. Eğitimli insanlar için keşke böyle anonslar yapılmak zorunda kalınmasa keşke ama demek ki işe yarıyormuş. Uzun süredir bir oyunu huzurla izledim.

Zengin Mutfağı

+ Hiç yorum yapılmamış

Yorum yap